BASIN AÇIKLAMASI- AZERBAYCAN’DA İNANCIN, ADALETİN, KARDEŞLİĞİN YANINDAYIZ!
“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış örtülerini üzerlerine alsınlar…” (Ahzâb, 59)
Azerbaycan’da dayatılan başörtüsü yasağını ve kardeşlerimizin mağduriyetlerini endişeyle izliyoruz. İnancı gereği başörtüsü takan kız çocuklarının eğitim haklarının engellenmesi açık bir zulüm ve inanca yönelik bir saldırıdır. Zira başörtüsü bir tercih değil Rabbimizin emridir. İnanç özgürlüğü, hiçbir yönetimin lütfu değil, korunması gereken temel bir haktır.
Türkiye’de yasakçı 28 Şubat zihniyetinin yaşattığı travmaların, başörtüsü yasaklarının acı tecrübeleri hafızalarımızdadır. İnanç üzerinden oluşturulan yasakların toplum vicdanını derinden yaraladığı ve toplumsal ayrışmayı derinleştirdiği unutulmamalıdır.
İnsan ve Değer Hareketi olarak inancı, insan onurunu, adaleti, temel hak ve özgürlükleri esas alan bir anlayışla dünyanın neresinde olursa olsun, inancı nedeniyle baskıya uğrayanların, hakları ihlal edilenlerin ve zulme maruz kalanların yanında durmayı ahlaki, vicdani ve İslami sorumluluğumuz kabul ediyoruz.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî ve kültürel bağları önemsiyoruz. Ancak kardeşliği yalnızca ortak dil, soy ve tarih üzerinden tanımlamıyoruz. Bizim için kardeşlik; ortak inanç ve İslami değerler etrafında buluşmak, hakkı savunmak ve yanlış karşısında susmamaktır!
Azerbaycanlı Müslüman kardeşlerimizin Türkiye sınırları dışında olması, gönül bağımızı ve sorumluluğumuzu ortadan kaldırmaz. Kardeşlik hukukunun gereği, kardeşlerimizin haklarını savunmak ve yönetimi adaletin gereğine davet etmektir.
Azerbaycan yönetimini, bu kaba zulmü sonlandırmaya, halkının değerlerine saygı duymaya ve inanç özgürlüğünü güvence altına almaya çağırıyoruz.
İsrail ile İlişkilerin Gölgesinde
İsrail ile derin ilişkiler içerisinde olan Azerbaycan yönetiminin uyguladığı başörtüsü yasağı, yine Yemen üzerinden tezgahlanan mezhep savaşı kirli bir siyonist planın tezahürüdür.
Gazze’de Filistin halkı ağır insani yıkım ve zulümle karşı karşıyayken, İsrail’in işgal ve saldırı politikalarına karşı açık ve ilkeli bir tutum alınması tarihi bir sorumluluktur. Zira bu siyonist saldırganlık öncelikle İslam coğrafyası olmak üzere tüm insanlık için bir tehdittir.
Azerbaycan yönetiminin İsrail ile ilişkilerini bu çerçevede yeniden değerlendirmesini bekliyoruz.
Hiçbir siyasi ve ekonomik çıkar, mazlumların haklarından ve insanlık vicdanından üstün değildir.
İslam coğrafyasının ihtiyacı; ayrışma değil vahdet, mezhepçilik değil kardeşlik, güç mücadeleleri değil adalet ve dayanışmadır.
Ülkemiz diplomatik imkânlarını, insan haklarını korumak, çatışmaları sona erdirmek ve mazlumların hukukunu savunmak için kullanmalıdır.
Çağrımızdır!
İnsan ve Değer Hareketi olarak;
- Azerbaycan’da başörtüsüne yönelik yasakların kaldırılmasını,
- Başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin eğitim ve çalışma haklarının güvence altına alınmasını, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini,
- Azerbaycan yönetiminin, halkının dinî ve kültürel değerlerine saygı göstermesini,
- İsrail’in işgal ve saldırı politikalarına karşı ilkeli bir tutum alınmasını ve Filistin halkının haklarının savunulmasını,
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin inanç özgürlüğü konusunda Azerbaycan’la diplomatik girişimlerde bulunmasını,
- Yine diplomatik gücümüzün İslam coğrafyasındaki zulümlerin sona ermesi, emperyalist müdahalelerin engellenmesi ve Müslüman halklar arasında kardeşliğin güçlenmesi için seferber edilmesini talep ediyoruz.
Kardeşlik, yalnızca sözle değil, hak ve adalet uğruna ortaya konulan kararlı duruşla yaşatılır.





